Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Yarım Asırlık Ziyaret

Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Araç ve Daday Orman İşletme Müdürlüklerinde daha önce görev yapan emekli meslektaşlarımız M.Salih Koç ve Aydın Kümbetli aradan geçen yaklaşık yarım asır gibi uzun zamanın ardından Araç ve Daday Orman İşletme Müdürlüklerini ziyaret ettiler. Halen görevde olan arkadaşlarımızın da büyük bir mutlulukla refakat ettikleri ziyarette emekli meslek büyüklerimizce anılar yad edilirken yürüttüğümüz ormancılık faaliyetlerini de görme fırsatı buldular.

Bu vesile ile Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü olarak bize bıraktıkları eserlerle güç veren tüm emekli meslektaşlarımızı bir kere daha saygı ve minnet ile anıyoruz ve emekli büyüğümüz Salih Koç’un sosyal medya hesabındaki paylaşımını yorumsuz olarak sizlerle paylaşıyoruz.

 

Yarım Asır Sonra Yeniden

"Niyetimi yakınlarıma açtığımda değer verdiğim eski bir dost “Gitme, sonra sükûtu hayale uğrar, çok üzülürsün.” demişti. Ben de böyle bir sonuçtan korkmadım değil aslında. Ancak kendimi teselli ettim, git Salih hiç beklentin olmazsa hayal kırıklığına da uğramazsın, dedim ve yola çıktım, yaklaşık 50 yıl önce genç bir bölge şefi olarak görev yaptığım Araç ve Daday’a doğru.

Lise sıralarında başlayan dostluğumuz, Üniversite yıllarında da devam eden, daha sonra aynı işletmenin mücavir iki bölge şefi olarak süren (Araç Orman İşletmesinde ben Dereyayla, o Soğucaova Bölge şefleri idik) ve tam 48 yıldır görüşemediğim Aydın Kümbetli’yi bularak başladım işe. Zira biliyordum ki benim yolda izde kahrımı ancak o çeker. Bilmeyenler için söylemeliyim son iki yıldır ancak baston kullanarak yürüyebiliyorum. (Ona da yürümek denirse)

Ankara- Kızılcahamam- Çerkeş- Kurşunlu üzerinden Boyalı’ya, oradan Sümenler köyü, Susuz Yaylası üzerinden Hamaz sırtından, Cıkla suyundan Sıragömü yaylasına ulaştık. Burada biri olumlu, birisi de olumsuz iki durumla karşılaştık. Boyalıya 15 km kalınca internet ve cep telefonları çekmez oldu, ta Abay Suyuna kadar. Hem de bu devirde. Hayret ki ne hayret. Olumlu duruma gelince bundan elli yıl öncesini bilen biri olarak orman varlığının çok artmış olduğunu gözlemledim. Ama denebilir ki Dereyayla bölgesinde zaten ne zaman orman varlığı az idi ki.

Bu arada gerek Dereyayla yazlık iş merkezinde (Sıragömü Yaylasında) ve Araçta yakın ilgisini esirgemeyen Kemalettin ve Refik ormancılara, İşletme Müdürü Turan, Müdür Yardımcısı Ferhat, Dereyayla ve Boyalı İşletme Şefleri her iki Ramazan Beylere çok teşekkür ederim.

O yıllarda damga ekibimde 17-18 yaşlarında sempatik bir genç vardı, tecrübesiz, sözünü esirgemeyen, riya ile henüz tanışmamış bir genç. Adı Fehmi, ben ona diplomasız mühendis derdim. Geldiğimi duyunca görmeye gelmiş, kucaklaştık. Ancak biraz sonra şefim yahu senin adın neydi demez mi? Ne de olsa o da yetmişine merdiven dayamış.

Esas cümbüş ertesi günü koptu. Karkalmaz üzerinden Daday’a geçtik. Aman tanrım, böyle bir şey olamaz. Ben şahsen Karkalmaz ormanlarını bilirim. Rahmetli Hasan Beyin (Aytaç) daveti ile günlerce damga yapmaya gitmişliğim vardır. Kalın çaplı, çok yaşlı son derece seyrek dağılımda karaçamlar, altta da yabanlaşmış, yer yer çalılarla kaplı geniş alanlar. O zamanlar -doğru veya yanlış bunu bilemem- Karabük’ün Karkalmaz ormanları sayesinde inşa edildiğini söylerler, bu ormanlardaki tahribatı böyle izah ederlerdi. Oradan Daday tarafına geçtiğimizde benim eski bölgem, Akılçalman Koldanderesi Serisi. Bu günkü gibi gözümün önündedir. Arada çok fazla açıklık olmasa da içinde tek tük ince çaplı karaçam bulunan bozuk baltalık mahiyetinde alanlardı.

Sıkı durun, duyduklarınıza inanamayacaksınız, gerek Karkalmaz ve gerekse Daday tarafı tam bir orman denizi. Büyük çoğunluğu genç meşcerelerden oluşuyor. Tam kapalı hatta yer yer girift kapalı ve de çok sıhhatli bir ibreli orman denizi. Orman varlığı müthiş çoğalmış. Koruma problemi kalmamış. Çünkü orman içi köyler tamamen boşalmış, şehirlere göç etmişler.

Bizim dönemimizde mevcut problemler kalmamış, tam tersine başka sorunlar oluşmuş. Örneğin bizim dönemimizde iş az, çalışmak isteyen fazla idi. En büyük problemimiz az olan işi, aylarca bu günü bekleyen orman köylüsüne adil bir şekilde dağıtabilmek idi. Şimdi ise gördüğüm kadarı ile iş çok, çalışacak kişi kalmamış.

O yıllarda hayal kurar, orman içi köylülerinin doğru dürüst tarım yapacağı bir yerlere nakledildiğini düşünürdüm. Çok açık olarak görülüyordu ki orman içine yerleşmiş 10-15 haneli bir mahalle dahi binlerce hektar genişliğinde ormanı (bozuk koru +açıklık alan) haline getirebiliyor ve siz buna karşı bir şey yapamıyordunuz. Benim hayalim bu süreci hızlandırmak, devlet desteği ve katkısı ile bu doğal gidişi bir an önce gerçekleştirmekti.

Değerli dostlar, o hayal gerçekleşmiş. Ve neticede orman varlığında müthiş bir artış olmuş. Ben o yıllarda doğacak işgücü açığını kapatabilmek için sigortalı, daimi işçi kadroları (aynen bir fabrika işçisi gibi) ihdas etmek gerektiğini düşünürdüm. O zamanlar çok sevdiğim tabir ile “Orman işçiliği pazar harçlığı için değil ekmek parası için yapılmalıdır.” sözünü pek sık tekrarlardım.

Orman içi köyler tamamen olmasa da büyük ölçüde boşalmış. Koruma problemi kalmamış. Meslektaşlarımız üretim işçisi açığını dikiliden satış yöntemi ile çözmeye çalışıyorlar.

Ancak genç ormanların bakıma şiddetle ihtiyacı var. Yapılacak kesimler sonucunda çok büyük oranda kağıtlık odun, maden direği ve ince çaplı tomruk elde edilebilir. Temiz bir işletmecilik yapmak için eski usulde kesim yapmak gerektiğini düşünüyorum. Hatta koruma problemi de kalmadığına göre hiç dikili ağaç damgası yapmadan teknik eleman veya iyi yetiştirilmiş memur veya işçi (Bu ahvalde sıkıca denetim şarttır.) arkasına alacağı bir veya iki motorlu testere ile ormana girmeli, şunu kes, şunu da kes diyerek, ağaçlar devrilmeli, kesilen ağaçların kesim yüzeylerine dikili ağaç damgası tatbik edilmelidir.

Bu arada en çok hoşuma giden husus da genç meslektaşlarımızın her türlü işçi ve memur yokluğuna rağmen canla başla çalışma istekleri olmuştur. Araç Orman İşletme Müdürü Turan Küçük, Müdür Yardımcısı Ferhat Eker, Dereyayla Bölge Şefi Ramazan Umur ile Daday Orman İşletme Müdürü Levent Teroğlu, Müdür Yardımcısı Beytullah Çiftçi, Ballıdağ ve Sarıçam Bölge Şefleri İsmail Pulatkan ve İbrahim Çağatay beyleri tanıdıktan sonra geleceğe dair bir kaygım kalmamıştır.

Biz kendimizi o görevleri yaparken vazgeçilmez zannederdik. Gerçek hiç de öyle değilmiş, işte size genç nesil esas vazgeçilemez olan onlardır. Yalnız bu genç ve idealist arkadaşlara O.G.M. nün bilhassa teknik eleman ve memur kadroları açısından destek olması şarttır.

Netice olarak bir takım kaygılarla yüklü olarak çıktığım yaklaşık 50 yıl önce genç bir Orman Mühendisi olarak çalıştığım yerlere yaptığım yolculuk büyük bir memnuniyetle sonlanmıştır. Gördüklerim ve yaşadıklarımdan son derece hoşnut kaldım. Yukarıda isimlerini saydığım çok değerli genç arkadaşlarıma, yolculuk boyunca beni sabırla kollayan ve koruyan Or. Yük. Mühendisi Aydın Kümbetli’ye çok teşekkür ederim."

11.07.2019

Paylaş: